
Abdulvahap Işık
Bahçeşehir Koleji Ortaokul ve Lise Yabancı Diller Direktörü
Her yıl Bahçeşehir Koleji lise öğrencileri, Harvard University, University of Oxford, Stanford University, Princeton University ve Imperial College London başta olmak üzere dünyanın en prestijli üniversitelerinin de aralarında bulunduğu 1000’in üzerinde kabul alıyor. Biz bu başarıya sadece akademik bir başarı olarak bakmıyoruz. Öğrencilerimizi bu üniversitelere gönderirken daha büyük bir sorumluluk üstlendiğimizin farkındayız. Onları uluslararası yüksek öğretim alanında gerekli olan güncel becerilere sahip nitelikli lise mezunları olarak yola çıkarıyor, edindikleri bilgi, deneyim ve bakış açısıyla ülkemize dönerek, geleceğin Türkiye’sine değer katacak bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz.
DOĞRU REHBERLİK, BİREYSEL YÖNLENDİRME
Yurt dışı üniversitelerine hazırlık ve başvuru süreçlerindeki en kritik unsurlarından biri, her öğrencinin kişisel, akademik ve sosyal becerileri göz önünde bulundurularak doğru ve kişiye özgü rehberlik sunmaktır. Yurt dışı üniversite hedefi, son sınıfta verilen bir karar değil; yıllara yayılan planlı bir gelişim süreci gerektirir. Öğrencinin kendini tanıması, ilgi alanlarını keşfetmesi, akademik ve sosyal yönlerini bilinçli şekilde geliştirerek ilgi alanlarında derinleşmesi ancak sistemli bir yönlendirme ile mümkün olur.
Bu anlayışla kurulan Bahçeşehir Koleji Global Education Center (GEC) ile öğrencilerimize 9. sınıftan itibaren yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir rehberlik sunuyoruz. GEC’i yalnızca bir başvuru danışmanlığı birimi olarak değil, öğrencinin potansiyelini erken yaşta keşfeden ve onu doğru yönde geliştiren bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Çünkü doğru yönlendirme ne kadar erken başlarsa, öğrencinin ortaya koyduğu gelişim de o kadar derin ve anlamlı oluyor.
Bugün gururla bahsettiğimiz bu kabuller, aslında yıllara yayılan bir gelişim sürecinin doğal sonucudur. Bu süreç 9. sınıfta değil, çoğu zaman ortaokul yıllarında başlıyor. Öğrencilerimizin erken yaşta kazandıkları bakış açısı, lise yıllarında derinleşen akademik ve bireysel gelişimleri, doğru rehberlik ve istikrarlı emek bu başarının temelini oluşturuyor.
ÜNİVERSİTELER KABULLERDE NELERİ DİKKATE ALIYOR?
Dünyanın en prestijli üniversiteleri kabul süreçlerinde başvuruları artık bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Özellikle dünya sıralamasında ilk 200’de bulunan üniversitelere kabul alabilmek için akademik olarak yetkin olmak tabii ki en önemli koşullardan biridir. Akademik yetkinliğinizi uluslararası sınavlarla, diploma notunuzla, katıldığınız akademik yarışma ve organizasyonlardaki başarılarla kanıtlamanız beklenir. Fakat akademik yetkinlik asla tek başına yeterli değildir.
Bir öğrencinin,
- Bir konuda gerçekten merak duyması,
- Bu merakla birlikte ilgi alanında öğrenme ihtiyacının ortaya çıkması,
- Bu merakı projeye dönüştürmesi,
- Bu proje ile sosyal sorumluluk alanında katkı üretmesi veya üretmeyi vadetmesi,
- Ve tüm bunları kendi hikayesinde net bir şekilde ifade edebilmesi
yurt dışı üniversitelerine kabulde fark yaratan ve öğrencilerimizin kabullerinde belirleyici rol oynayan en önemli faktörler arasında yer almaktadır.
Uluslararası üniversitelerin paylaştığı veriler de bu gerçeği açık biçimde ortaya koyuyor. Harvard University, Stanford University ve Princeton University gibi üniversitelerde başvuran adayların büyük çoğunluğu yüksek akademik başarıya ve güçlü sınav skorlarına sahip olmasına rağmen kabul oranları yüzde 4–5 seviyelerinde kalıyor. Bu tablo, güçlü notlar ve sınav sonuçlarının tek başına belirleyici olmadığını; öğrencinin ortaya koyduğu bütüncül gelişimin ve özgün profilin belirleyici olduğunu gösteriyor. Amerika’da uzun süredir benimsenen bütüncül değerlendirme yaklaşımı, öğrencinin akademik performansının yanı sıra sosyal katkısını, liderliğini ve kişisel hikâyesini dikkate alırken; İngiltere’de ise akademik derinlik, alan seçimi ve öğrencinin seçtiği disiplindeki tutarlılığı ön plana çıkıyor. Bu farklı sistemlerin ortak noktası ise aynı: Başarı, artık yalnızca akademik sonuçlarla değil, öğrencinin ortaya koyduğu veya koymayı vadettiği sosyal etkiyle tanımlanıyor.
BİLGİYİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜRMEK
Akademik gelişim bu sürecin temelini oluşturuyor. Ancak tek başına yeterli değil. Öğrencinin bir alanda merak geliştirmesi, o merakı projeye dönüştürmesi ve süreç içinde karşılaştığı zorluklarla baş edebilmesi gerçek farkı yaratıyor.
Bahçeşehir Koleji liselerinde öğrencilerimizin FIRST LEGO League (FLL), FIRST Robotics Competition (FRC), TÜBİTAK projeleri, TEKNOFEST, Model United Nations (MUN) gibi ulusal ve uluslararası yarışma ve organizasyonlarda aktif ve sürdürülebilir şekilde yer almasını özellikle önemsiyoruz. Çünkü bu platformlar, öğrencilerimizin okulda edindikleri akademik bilgileri somut çıktılara ve gerçek çözümlere dönüştürebilme becerilerini geliştirmelerine olanak sağlıyor. Bir projede aktif rol alan öğrencimiz, örneğin matematiksel bilgisini pratiğe dönüştürürken aynı zamanda analitik düşünme, problem çözme ve üretkenlik becerilerini güçlendirebiliyor. Takım çalışması içinde yer alarak ortak hedefler doğrultusunda hareket etmenin değerini deneyimliyor; bireysel başarıdan çok birlikte üretmenin gücünü keşfediyor. En önemlisi, bu süreçte kazandığı tüm bilgi ve becerileri insanlık ve ülkemiz için fayda üretme amacıyla kullanmayı öğreniyor.
SOSYAL SORUMLULUK
Bunun yanında sosyal gelişim ve toplumsal katkı da en az akademik başarı kadar önemli. Öğrencilerimizin sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almalarını, inisiyatif geliştirmelerini ve liderlik deneyimi kazanmalarını özellikle önemsiyoruz. Çünkü dünya artık yalnızca bilgiye sahip bireyler değil, bu bilgiyi anlamlı bir etkiye dönüştürebilen bireyler arıyor.
KENDİ HİKAYENİ ANLATABİLMEK
Bireysel gelişim ise bu sürecin en kritik boyutunu oluşturuyor. Öğrencinin kendi hikâyesini tanıması, neyi neden istediğini netleştirmesi ve bunu doğru ifade edebilmesi gerekiyor. Başvuru yazılarını, mülakatları ve portfolyo süreçlerini üniversitelerin rutin bürokratik süreçleri olarak değerlendirmemek gerekir. Bu aşamalar aslında öğrencinin kendini ortaya koyabildiği ve kendi hikayesini anlatabildiği önemli eşiklerdir.
EMEK, VİZYON VE GURUR
Yurt dışı kabullerimizle her yıl büyüyen gurur tablomuz erken yaşta başlayan bilinçli yönlendirmelerin, planlı ve disiplinli çalışmaların, öğrencilerimizin ve ailelerinin gösterdiği özverinin ve kararlılığın doğal bir sonucudur. Her bir kabul yıllar boyunca sürdürülen emeğin, sabrın ve doğru vizyonun somut bir karşılığıdır.
Bugün geldiğimiz noktada, Türk gençliğinin uluslararası akademik arenada güçlü bir şekilde var olduğunu ve adını artık çok daha görünür, çok daha etkili bir biçimde yazdırdığını gururla gözlemliyoruz. Dünyanın en saygın üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerimizin ortaya koyduğu başarılar ülkemizin geleceği adına da büyük kazanımlardır. Bizler için en büyük gurur, bu gençlerin kazandıkları bilgi ve deneyimi yeniden ülkemize taşıyarak daha güçlü bir geleceğin inşasına katkı sağlayacak olmalarıdır.
