
Ersen Türk
Bahçeşehir Koleji Uygulamalı Dersler ve BK Network Direktörü
Bazı fotoğraflar vardır; çekildiği günün ışığıyla kalmaz, yıllar geçtikçe anlamı büyür. Mezuniyet fotoğrafı da öyle… O karede yüzümüzdeki gülümsemenin yarısı “başardım”sa, diğer yarısı “şimdi ne olacak?” sorusudur. Kimi zaman üniversite kapısında, kimi zaman ilk iş gününün heyecanında, kimi zaman da bambaşka bir şehirde sabahın erken saatinde aynı soru yeniden çıkar karşımıza: “Ben hangi hikâyenin içindeyim?”
BK Network Mezunlar Platformu’nu düşünürken aklıma hep bu geliyor: Aslında mezuniyet bir bitiş değil, hikâyenin yeni sayfası. Ve o sayfayı tek başına çevirmek zorunda değilsin.
Çünkü mezun olmak, yalnızca bir okuldan ayrılmak değil; bir topluluğun hafızasını, dilini, değerlerini de yanında taşımak demek. Biz bunu çoğu zaman fark etmeyiz. Ta ki bir gün, hiç tanımadığımız bir yerde, hiç tanımadığımız bir insanla ortak bir kelimeye tutunana kadar… Bir proje toplantısında, “Ben de Bahçeşehir Koleji mezunuyum” cümlesi dökülür mesela. O anda bir şey değişir: Hava yumuşar, mesafe kısalır. Çünkü bazı bağlar, açıklamaya ihtiyaç duymaz; sadece hatırlatılmayı bekler.
BK Network tam da bu “hatırlatma”nın adı gibi. Ama nostaljiden ibaret bir hatırlatma değil; geleceğe dönük, hareket ettiren bir bağ. Platformun temel fikri, mezunları yaşam boyu öğrenme, kariyer gelişimi, mentörlük, sosyal sorumluluk ve iş birliği ekseninde bir araya getirmek.
Bunu okuduğumda şunu düşündüm: İyi bir mezun ağı, insanın omzuna yük bindirmez; omzundaki yükü paylaşılabilir kılar.
Hayat dediğimiz şey, çoğu zaman “doğru insanlara doğru zamanda rastlama” sanatı. Bazen bir fikir ararsın, bazen bir kapı… Bazen de sadece “ben de aynı yollardan geçtim” diyen bir ses. Mentörlük bu yüzden kıymetli. Mentörlük, nasihat vermek değildir; bir başkasının yolunu kısaltmak hiç değildir. Karşındakinin yolculuğunu görünür kılmaktır: “Evet, zorlandığın yer normal. Evet, oradan geçilir. Gel, birlikte bakalım.”
BK Network’ün hedefleri arasında mezunların deneyimlerini paylaşarak genç mezunlara ve öğrencilere mentörlük yapması, yeni iş fırsatlarından haberdar olması ve ortak projeler üretebilmesi var.
Bunları bir liste gibi okumak kolay; ama her madde bir insan hikâyesine dönüşebilir.
Yeni mezun birinin “İlk mülakatımda kendimi nasıl anlatacağım?” kaygısı, bir mezunun 15 dakikalık yönlendirmesiyle dağılıverir.
“Sektör değiştirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyen biri, aynı dönüşümü yaşamış başka bir mezunla konuşur; yol, haritada bir çizgiye dönüşür.
Bir sosyal sorumluluk fikri, doğru ekipleri bulunca bir kampüsün sınırlarını aşar, şehre yayılır.
Bütün bunlar, tek tek insanların iyi niyetiyle zaten zaman zaman olur. Ama ağ dediğimiz şey, tesadüfleri çoğaltır. “Bir gün olur belki”yi “bugün başlayalım”a çevirir.
Bir de şu var: Mezunlar ağı sadece “iş bulma” yeri değildir. Evet, kariyer önemli. Ama insan yalnızca kariyerden ibaret değil. Bazen bir seminer, bazen bir kitap önerisi, bazen bir etkinlik… İnsan, kendi içindeki gelişime iyi gelen yerleri arıyor. BK Network’ün “yaşam boyu öğrenme” vurgusu bu yüzden yerli yerinde.
Çünkü mezun olduktan sonra asıl ders başlıyor: Kendini güncel tutma dersi. Merakını canlı tutma dersi. Yanıldığında yeniden deneme dersi.
Ve bence en kıymetlisi: “Geleceğe birlikte yön verme” fikri. BK Network, “geçmişe dönüp anıları tazelemek değil; geleceğe hep birlikte yön vermek için oluşturulmuş bir topluluk” olarak tarif ediliyor.
Bu cümleyi çok sevdim. Çünkü geçmişe bakmak güzeldir ama tek başına yeterli değildir. Asıl soru şu: Biz, kendi mezuniyet fotoğrafımızın dışına çıkıp, başkalarının hikâyesinde nasıl bir iz bırakacağız?
Belki bir öğrencinin hayatına dokunarak. Belki bir mezunun cesaretini toparlamasına yardımcı olarak. Belki de “Ben buradayım” diyerek… Bazen sadece görünür olmak bile bir çağrıdır: “Sorun olursa yazabilirsin.”
BK Network’e dair aklımda kalan en insani taraf şu: Bu platform, hepimizin bir şekilde aradığı “aidiyet” duygusunu güncel bir dille kuruyor. Aidiyet, geçmişe saplanmak değil; değerlerinle bugünü birlikte inşa etmektir. Mezun olmak, okulun kapısından çıkmak değil; o okulun bıraktığı izi dünyada çoğaltmaktır.
Eğer siz de içinizde “Benim anlatacaklarım var” diyorsanız, belki de başlamanın en yalın yolu şudur: Ağa katılın, profilinizi oluşturun, bir cümle yazın. Hangi alanda çalışıyorsunuz? Neyi merak ediyorsunuz? Hangi konuda destek olabilirsiniz? Bir kişinin hayatında, sizin bir cümleniz bir dönüm noktası olabilir.
Ben BK Network’ü böyle görüyorum: Bir platformdan çok, birbirine uzanan cümleler. Birbirini tamamlayan deneyimler. Birbirini güçlendiren yollar.
Ve belki de en basiti:
Mezuniyet fotoğrafının kenarında kalan o soruyu birlikte cevaplamak…
“Şimdi ne olacak?”
Şimdi, beraber daha güçlü olacağız.