
Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen “Alman Polisi Hukuku” konferansından kişisel verilerin korunması ve kolluk görevlilerinin bu konudaki yasal görev yetkileri konuşuldu. Duayen Hukukçu Prof. Dr. Feridun Yenisey’in yönettiği konferansta, Alman Polisi Hukuku uzmanı Prof. Dr. Ralph Poscher’in anlatımının ardından ülkemizdeki polis hukukunda kişisel verilerin korunması ele alındı.
Beşiktaş’taki BAU Hukuk Fakültesi Mahkeme Salonu’na düzenlenen “Alman Polisi Hukuku”nun konuşulduğu etkinlik 2 Temmuz’da gerçekleştirildi. Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Hukuk Danışmanı Feridun Yenisey’in gerçekleştirdiği etkinliğe, Max Planck Suç, Güvenlik ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ralph Poscher konuşmacı olarak katıldı. Bahçeşehir Üniversitesi Güvenlik Direktörü ve Güvenli Okul Projesi Kurucusu Osman Öztürk ile Türk ve Alman misafirlerin katıldığı etkinlikte konuşan Prof. Dr. Ralph Poscher Alman Polis Hukuku’nda kişisel verilerin korunması konusunu tarihi süreç içerisinde ele alarak anlattı. Prof. Dr. Ralph Poscher’in konuşmasını katılımcılar için Türkçeye çeviren duayen hukukçu Prof. Dr. Feridun Yenisey, Alman misafirinin anlatımın ardından ülkemizde polis hukuku açısından kişisel verilerin korunması konusu değerlendirildi.

ALMAN HUKUKUNDAKİ DENEYİMLERDEN FAYDALANMAK İSABETLİ OLUR
Prof. Dr. Feridun Yenisey yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Prof. Dr. Ralph Poscher, Alman Polis Hukuku alanında önde gelen akademisyenlerden biri olup Alman hukuk fakültelerinde okutulan polis hukuku ders kitabının yazarları arasında yer almaktadır. Alman Polisi Hukuku’na ilişkin konferansında, polis hukukunun zaman içerisinde “tehlikeyi önleme hukuku” niteliğine evrildiğini ifade etmiş; kolluk faaliyetlerinde kişisel verilerin kullanılmasının önemini özellikle vurgulamıştır. Ayrıca, Türkiye bakımından önem taşıyan konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak değerli bilgiler aktarmıştır. Anayasa Mahkemesinin kişisel verilerin korunmasına ilişkin kararları sonrasında, Türk Polis Hukuku’nda yapılacak yasal düzenlemelerde Alman hukukundaki yaklaşım ve deneyimlerden yararlanılması isabetli olacaktır. Bu yönüyle söz konusu konferans, Türk Polis Hukuku’nun kişisel verilerin korunması ekseninde yeniden değerlendirilmesi bakımından önemli bir başlangıç noktası niteliği taşımaktadır.”
