Kapatmak için ESC'ye basın

Altındaki artış, gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşyayı etkiliyor

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, son günlerde altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketleriyle ilgili olarak keskin artışların keskin düşüşler getirebileceğini söyledi. Değerli madenler için talep oluşturan koşulların devam ettiğini söyleyen Ünalmış, altındaki artışın özellikle gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarına etki yaptığına dair araştırmalar olduğunu dile getirdi. 

Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyat dalgalanmaları gündemdeki yerini koruyor. Altının gram fiyatı, 29 Ocak’ta, 8 bin 58 lira ile zirve yaparken 2 Şubat’ta yüzde 14 değer kaybıyla 6 bin 939 liraya kadar geriledi. Gümüşün kilogram fiyatı ise 29 Ocak’ta, 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta, 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya kadar geriledi. Değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve ardından gelen düşüş dikkat çekerken, 3 Şubat itibariyle altın ve değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Altın ve değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve düşüşlerle ilgili Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerlendirmelerde bulundu.

DOLARDAN KAÇAN ALTIN VE GÜMÜŞE YÖNELDİ

Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, altındaki yükselişin üç temel sebebi olduğunu belirterek, “Donald Trump’ın, ABD’nin daha rekabetçi olabilmesi için doların zayıflamasına yönelik gevşek para politikası ve faizi düşürme girişiminin yatırımcılarda dolardan kaçışı hızlandırdı. Dolardan yatırımlarını azaltan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. Diğer bir sebep ise küresel riskler. Devam eden Ukrayna Savaşı, Venezuela’da yaşananlar, ABD’nin Gronland’ı istemesi, İran’daki savaş ihtimali, ABD – Çin rekabeti küresel riskleri artırıyor. Yatırım yapan sermaye sahipleri ise altın ve değerli madenleri güvenli liman olarak gördüğü için bu alana yöneliyor. Bir diğer faktör ise altın ve değerli madenlerden kar etme amacı güden kişilerin bu alan yönelmesi yani “sürü psikolojisi” diyebiliriz.” dedi.

MERKEZ BANKALARININ ALIMLARI 3 BİN 500 DOLAR AŞILINCA AZALDI

Altının ONS fiyatının 29 Ocak’ta 5 bin 600 dolarla zirve yaptıran süreçte merkez bankaları dışındaki alımların daha etkili olduğunu belirten Ünalmış, merkez bankalarının alım yoğunluğunun altının altın ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesini aşmasının ardından azaldığına dikkat çekti. Ülkemizde de Merkez Bankasının 31 Ekim’de aldığı kararla, Türkiye’de çıkarılan altın madenini öncelikli alım hakkını askıya almıştı.

FED BAŞKANI ADAYI DÜŞÜŞTE ETKİLİ OLDU

Altının ONS fiyatının, 2 Şubat’ta, 4 bin 506 dolara kadar gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, fiyat düşüşünde Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin etkili olduğunu belirtti. Ünalmış, “ABD’de Trump’ın FED’in başına Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi dolar üzerinde olumlu bir etki yaptı. Warsh’ın doların değerini düşürecek politikalar yerini doları güçlü tutacağı beklentisi altın ve değeri madenlerde düşüş getirdi.” dedi.

ARTIŞ KOŞULLARI DEVAM EDİYOR

Bugün gerçekleşen yükseliş trendiyle altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, artışı da değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, sert geri çekilme sonrası fiyatlarda toparlanma hareketi yaşandığını, değerli metallere talep yaratan koşulların hala geçerli olduğunu vurguladı.

ALTIN FİYATINDAKİ ARTIŞ EV, ARSA, OTOMOBİL, BEYAZ EŞYA SATIŞLARINA YANSIYOR

Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki yükselişin farklı sektörlere olan etkisini de değerlendiren Ünalmış, “Yapılan araştırmalarda, altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde ev, arsa gibi gayrimenkuller, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak diğer sektörlerde ciddi bir yansıma gözlemlenmiyor.” şeklinde konuştu.

ENERJİ İHTİYACI GÜMÜŞ VE BAKIR FİYATLARINI ETKİLİYOR

Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında da etkisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Ünalmış, “Özellikle yapay zekanın gelişmesi enerji ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu enerjinin sağlanabilmesi için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin yapılması planlanıyor. Enerji sistemlerine özellikle bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Mesela güneş panellerinin yapılmasında gümüşe ihtiyaç var. Bu gümüş talebini ve fiyatı artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarının artmasının güneş panellerinin artışına da etki ediyor. Gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişin, güneş enerjisi sistemlerindeki fiyatlara etki ettiğini görebiliyoruz. Yaklaşık 2 metre kare bir güneş panelinde 20 gram kadar gümüş kullanabilirken, enerji naklinde bakır ihtiyacı ön plana çıkıyor.” dedi. Ünalmış, enerji ihtiyacındaki artışın bakır fiyatlarına yansıyacağı düşüncesi bu madene yatırım yapılmasına sebep olduğunu da dile getirerek, son günlerde talep oluşan “Külçe bakır” satışlarının da artış beklentisiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ünalmış, bu durumun olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunduğunu da ifade etti. “Fiyat hızlı yükselirse o kadar hızlı düşebilir” sözünün ekonomideki genel bir değerlendirme olduğunu söyleyen İbrahim Ünalmış, keskin artış ve düşüşlerin devam edebileceğini de sözlerine ekledi.